Nasıl Yani?

Bir kamyonetin arkasında üst üste dizilmiş güle oynaya varacağımız yere doğru gidiyorduk. Hava da pek iç açıcı değildi. Kah yağmur yağıyor kah güneş açıyordu. Islandığımda o kadar ağırlaşıyor ve üşüyordum ki zihnim bulanıyor böyle bir hikayenin kahramanı  olduğuma inanamıyordum. Niyetlerinin hep iyi olduğunu düşündüğüm güzel insanların evlerinde konuk olmanın heyecanı her defasında beni duygulandırıyordu. Bazen kötülüklerin etrafımda olduğunu seziyor tepki bile veremiyordum. Bazen bir çocuğun uykusunun konforunu sağlıyor, bazen bir yazarın kalemine dönüşüyordum. Bir defasında bir masa etrafında yenen akşam yemeğine şahit oldum. Biraz daha dolma verir misin? Salataya uzanamıyorum… Anne eline sağlık çorba çok güzel olmuş… Diyerek gelişen bazen kahkahayla bazen de kavga ile biten akşam yemekleri…

Uygulamaya gelince saymakla bitmeyen, maharetli ellerde sanat eserine dönüşen bir kamyonetle başlayan yolculuğun zihinlerde farklı kodlar bırakan bir tahta parçasıyım ben…

                                                                              Mine Kar Özbek

                                                                                     7 ocak 2019         

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir